Kayıtlar

Çocuklarla cinsel istismarı nasıl konuşmalı?

Resim
"Hiçbir çocuk, hiçbir aile ve toplumun hiçbir kesimi istismardan muaf değil. Çocukları istismar konusunda bilgilendirmek başlı başına bir önlem niteliğinde."

Çocuklarla cinsel istismar hakkında konuşmak, onları can yakan sırları paylaşma konusunda daha güvende hissettirir. Bu yüzden Norveç devlet kanalı NRK'nun çocuk kanalı NRK Super bu hafta cinsel istismara odaklanıyor. Bu belki de o ertelediğiniz konuşmayı yapmak için bir fırsat olabilir.

Pek çok ebeveyn çocuklarla cinsel istismar hakkında konuşmaktan çekiniyor. Çekinmenize gerek yok.

Stine Sofie Vakfı'nda proje liderliği yapan Erik S. Oksavik, bunun kesinlikle bütün ebeveynlerin çocuklarıyla yapması gereken bir konuşma olduğu görüşünde.

Çocuklarımızı toplumdaki bütün tehlikelerden korumak isteriz, değil mi? O zaman şiddet ve istismarın da çocuklara yönelik bir tehlike olduğunu fark etmemiz gerekiyor.

NRK'ya konuşan Oksavik, ebeveynleri sorumluluk alıp konuşmayı yeterince güvenli bir şekilde yapacak kadar bilgil…

Aslı Erdoğan: İnsanlar ölürken Bach açıp güzel cümleler yazamıyorsun

Resim
"Yüzüme karşı 'yeteneğini heba ettin' diyenler çıkıyor. Cizre'yle ilgili bir köşeyazısı da özenle yazılmış yüzlerce sayfalık bir romanın edebî değerini taşıyabilir."

Edebiyatçı kendini siyasete kaptırırsa ayağına kurşun mu sıkar? Ülkesinde katliamlar yaşandığını bilen biri, kalemini kurguyla sınırlayabilir mi? Dahası, insan ne için yazar?

Yazar, gazeteci ve insan hakları aktivisti Aslı Erdoğan, Oslo Edebiyat Evi'nde düzenlenen Hayal ve Travma Anlatıları başlıklı etkinlikte bu sorulara kendi yanıtlarını verdi. İsveçli-Kürt yazar ve gazeteci Mustafa Can'ın sorularıyla ilerleyen konuşmada Erdoğan, "terörist yazar" olarak cezaevinde tutulduğu 4 buçuk ay ve "yaraları yalayan yalanlar" olarak yazının kendisinde uyandırdıklarına dair açıksözlü paylaşımlarda bulundu.

"Nobel Ödülü için mi yazıyoruz, yoksa kendimize dair hakikatleri paylaşmak için mi?"

"Hapse bir kez girdiniz mi bir daha çıkamıyorsunuz. Bazen birdenbire o duvarları…

Yasmine Hamdan kafası: Kozmopolitik indie pop

Resim
"Aldatılmış vatandaşım ben. Güvenlik durumunun rehinesi, terk edilmiş vatandaş..."
Şarkıcı Yasmine Hamdan, Oslo World festivali kapsamında dün akşam Parkteatret'de bir konser verdi. Festivalin "kozmopolitik indie pop" olarak tanımladığı, Hamdan'ın kendi değişiyle "üçüncü kuşak, göçmen" bir müzik deneyimiydi konser. Rock'tan elektroniğe uzanan, kaotikliğe bel kıvıran, kendini ciddiye almayan ama değersizleştirmeyen...
Fotoğraf festivalin Facebook sayfasından...

Feyruz'suz olur mu hiç?

Konser öncesi partide hem müziklerin, hem de mekândaki Arapların coşkusuyla "dünyayı Oslo'ya getiren festival" gerçekten de dediğini yaptı. Kimine göbek attıran, kimine utangaç bakışlarla göbek atanları izlettiren şarkılardan bazıları şunlardı:

Fairuz - Al Bostah
Alsarah & The Nubatones - Habibi Taal (Jeremy Sole Remix Feat. Clap! Clap! & Beats Antique)
Balkan Beat Box - Habibi Min Zaman
Simone - Tany Tany
Guitara Band - Ya Ghali
Nadia Moustafa …

Koselig

Resim
Koyu karanlığa karşı mum ışığında... Koselig. 
İçini üşütenlerden elini sıcacık tutanlara vardığında... Koselig.
Sessizlik, yalnızlık, uzaklık gözünü korkutmadığında... Koselig. 

Anaokulu çalışanı oldum!

Resim
Oslo'ya taşındığımızdan beri çok da geciktirmeden bir işe başlamak istiyordum. Üniversitenin yaz okulunda B1 seviyesinde Norveççe öğrendikten sonra "bana göre ne var?" diye bakınmaya başladım. Çatır çatır Norveççe konuşmadan hangi işleri yapabilirdim? Yoksa yalnızca İngilizcenin yeterli olabildiği garsonluk işlerine mi baksaydım? Amaç yalnızca bir iş bulmak değil, bir yandan da topluma dahil olmak, sınıfta öğrendiğim dili çat pat da olsa konuşmaya başlamaktı.

Norveç'in iş bulma kurumu diyebileceğimiz NAV'ın sitesinden kendime bir profil oluşturdum ve birkaç garsonluk ilanına yürüdüm. Tık yok. Sabah 4 ile 8 arasında ekmeklere tereyağ sürme işinin de "bir büyüktür sıfır" felsefeme uyabileceğini kendime kabul ettirmeye çalışıyordum kiii
Beyimin yıllar evvelinden aynı koroda şarkı söylediği kişinin bizim mahalledeki anaokulunda çalıştığını hatırlaması üzerine telefon açıldı ve görüşmeye çağrıldım. İyi mi kötü mü geçtiğini anlamadığım, hastalıktan salya sümü…

Geciş dönemi sancısı olabilir mi?

Resim
"Alıştın mı oralara?" sorusu, yolculuğunuzun üstünü örtmesin. Yenilikler, ve hatta en güzelleri bile insanı zaman zaman allak bullak edebiliyor. Geçiş dönemi stresi deniyor buna. Bu bloga başladığımdan beri yaşadığım, yeni dünyalara adım atmanın verdiği bir çırpınma hâli. Dönüşümünü kolay kolay paylaşamadığından seni yalnız hissettirebilir. Hemen "alışmaya" zorlama kendini, içindeki kaosa şefkat göster.

Yeni dünyalarımızda hayatta kalma stratejilerimizi toplama fikri tam da bu sebeple ortaya çıktı zaten. Geçiş dönemi sancısının Gurbet Veri Bankası.

Allah'ın İbnesi: İçimdeki bu nefret nereden geliyor?

Resim
"Yıl olmuş 2017, haklarımın korunduğu Norveç gibi bir ülkede, sokakta yürürken erkek arkadaşımla el ele tutuşunca neden mideme kramplar giriyor?" Gazeteci Gisle A. Gjevestad Agledahl, Norveç'in devlet kanalı NRK için hazırladığı Jævla Homo (Allah'ın İbnesi) adlı beş bölümlük belgeselde bu sorunun yanıtını arıyor.  Allah'ın İbnesi, mücadelenin bittiği düşünülen yerlerde bile ne kadar utanç ve korkunun biriktiğini, homofobinin eşcinseller de dahil olmak üzere herkesin içine işlediğini göstermesi açısından ilginç bir yapım. Giderek yaygınlık kazanmaya başlayan bir tarzda, uzmanın fikrinden değil de öznenin deneyiminden yola çıkan ama gazetecilik yaptığını da unutmayan, "halktan" bir belgesel var karşımızda. Gisle "ben aslında sizden biri olmak istemiyordum" deme dürüstlüğünü gösterirken o çok korktuğu bizin sandığı kadar tek-vücut olmadığını gösteriyor. 
Tipik gey?
Belgeselin ilk bölümü "Utanç", insanlara cinsel yönelimlerine göre biçtiğ…

Umutsuzluğundan cesaret bulanlara: Mr. Gay Syria

Resim
Dünyanın ennn yakışıklı, kaslı, arzu nesnesi eşcinsel erkeği neden Suriyeli bir mülteci olmasın? İstanbul’da düzenlenen gizli bir yarışmanın galibi, savaştan ve homofobiden kaçmanın ne demek olduğunu belki de tüm dünyaya anlatabilir. 
Ayşe Toprak’ın ilk uzun metrajlı belgeseli Mr. Gay Syria, gazeteci-aktivist Mahmut ile kimliğini tüm dünyaya özgürce haykırmak isteyen Hüseyin’in kesişen yollarına odaklanıyor. Saraybosna Film Festivali’ndeki gösteriminde izleyicilerin büyük ilgisini ve beğenisini toplayan film, festivalde ayrıca İnsan Hakları Ödülü kazandı.

Saraybosna’nın Osmanlı, Avusturya-Macar ve Yugoslav geçmişine dair eşsiz bir turun ardından bir yıl öncesinde internette kampanyasını gördüğüm belgeseli şehrin savaş sırasında hayata tutunmak için başlattığı film festivalinde izleme fırsatı yakaladım. Bu kadar ayrıcalığım olmuşken bir de yönetmen Ayşe Toprak’la buluşup kendisine bazı sorular yönelttim.

Sınırda başlayan dostluktan belgesele…

Mr. Gay Syria belgeseli, Suriyeli mülteciler de…

Norveç’in “Ayıp” Gençlik Dizisi Din Dersi Oluyor

Resim
Norveç’in meşhur gençlik dizisi Skam (Utanç ya da Ayıp diye Türkçeleştirebiliriz), karakterleri ve işlediği konularla akademinin ilgisini çekti. Oslo Üniversitesi Din Çalışmaları Bölümü, önümüzdeki güz döneminde dizi üzerinden bir ders açıyor. 
“Skam’da Din” dersinde neler mi işlenecek? “Namus ve namussuzluk. Slutshaming ve gizli eşcinseller. Seksin her türü. Hamile kalma korkusu. Uyuşturucu. Ebeveynlerle çocukların ilişkisi.”

11 dilde yayınlanan Seks ve Din: Dünya İnançlar Tarihinde Öğretiler ve Tabular kitabının yazarı ve aynı zamanda dersin sorumlusu Profesör Dag Øistein Endsjø ile Skam’da dini konuştuk.

“Skam din çalışması için harika bir örnek”

Skam gibi popüler bir gençlik dizisi üzerinden akademik bir ders açma fikri nasıl ortaya çıktı?


Fikir aslında üstün nitelikli idaremizde yer alan Siren Leirvåg’dan geldi ancak tüm kadromuz Skam’ın çağdaş Norveç toplumundaki dini görünümü ne kadar iyi yakaladığını ve haliyle din çalışması için harika bir örnek oluşturduğunu hemen teslim etti.

D…

Norwegian teen drama Skam to be studied in a religion course

Resim
The famous Norwegian teen drama Skam (Shame) drew the attention of academics for its skilfully created characters and themes. The University of Oslo will open a study of religion course on the series in the next autumn semester.
What will “Religion in Skam” focus on? “Honour and dishonour. Slutshaming and closet gays. Sex of all kind. Identity. Fear of pregnancy. Drugs. Relationship between parents and children.”

Professor Dag Øistein Endsjø, the author of the book Sex and Religion: Teachings and Taboos in the History of World Faiths, which has been published in eleven languages, answered my questions about the course he is responsible for.

“Skam captures the religious landscape in contemporary Norwegian society”


How did you decide to start an academic course around a popular series?

It was actually Siren Leirvåg, one in our eminent administration, who came up with the idea, but everyone in the staff immediately recognized how well Skam captures the religious landscape in contemporary Nor…